CHP GENEL BAŞKAN YARDIMCISI VE PARTİ SÖZCÜSÜ BÜLENT TEZCAN: BU BİR MİLLİ İRADE GASPIDIR!  
04.01.2018
14295
Yazı Boyutu: A- A+

CHP GENEL BAŞKAN YARDIMCISI VE PARTİ SÖZCÜSÜ BÜLENT TEZCAN’IN BASIN AÇIKLAMASI (04 OCAK 2018)

CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Bülent Tezcan, " Beşiktaş Belediyesine hükümet eliyle kumpas kurulmuştur. Bu bir milli irade gaspıdır. Biz bu milli irade gaspına karşı kararlı bir biçimde mücadeleye devam edeceğiz. Belediye Başkanlarına dönük bu haksız, adaletsiz, hukuksuz saldırıları cesaretle göğüsleyeceğiz, Belediye Başkanlarını size yem etmeyeceğiz" dedi. 

Genel Başkan Yardımcısı Tezcan, CHP Genel Merkezinde yaptığı basın toplantısında şu değerlendirmede bulundu: 



Değerli basın mensupları, yine olağanüstü bir olay nedeniyle sizlerle karşı karşıyayız.

Daha önce de söylemiştim, bu hükümet ne yazık ki Türkiye’de olağan yaşam koşullarını ortadan kaldırma konusunda kararlı bir hükümet, maharetli bir hükümet. Yılbaşından hemen önce, geçen hafta Cuma günü bir toplantı yapmıştık. Hükümetin Beşiktaş Belediyesine dönük suçüstü yakalandığı bir kumpas girişimini buradan ifşa ettik ve ne yazık ki, aradan bir hafta geçtikten sonra başlattıkları bu kumpasın bir adımını daha attılar. Bugün, biraz önce Beşiktaş Belediye Başkanımız Sayın Murat Hazinedar haksız bir şekilde görevden uzaklaştırıldı. İçişleri Bakanlığının bu kararında hukuk yoktur, İçişleri Bakanlığının bu kararında adalet yoktur, haksız bir karardır, hükümet kumpas içerisindedir, suçüstü yakalandığı kumpası tamamlamakta bir mahsur görmemiştir. Dolayısıyla bu hükümetin pervasızlığı bir kere daha ortaya çıkmıştır.

Değerli arkadaşlar, bir atasözü vardır “Öküzün altında buzağı aramak” diye. Bu hükümet bu atasözünü de aratacak şekilde, bırakın öküzün altında buzağı aramayı öküzün altına buzağı koymaya başlamıştır. Açık bir şekilde kendi Belediye Başkanlarıyla yaptıkları kirli pazarlığı bize de teşmil etmek istemişlerdir. AK Parti Genel Başkanı Erdoğan kamuoyuna çıkıp demiştir ki kendi Belediye Başkanlarına,  “Ya istifa et, ya görevi suiistimal ya da görevi ihmalden hakkında soruşturma açılır” yani “Ya istifa, ya mahkeme” demiştir. Sonra da bize dönüp bu kirli pazarlığı bize de tavsiye ederek, “Siz de Belediye Başkanlarınıza bu muameleyi yapın, yoksa bunlarla ilgili de yasal işlem başlatılacak.” Hiçbir hukuk devletinde, hiçbir ahlak sınırları içerisinde kabul edilebilecek bir ifade ve tutum değildir. Ne demek? Bir Belediye Başkanı istifa ettiği zaman eğer ortada bir suç varsa suç ortadan kalkıyor mu? Bu nasıl bir kirli pazarlıktır? “Biz böyle bir kirli pazarlığın parçası olmayacağız” dedik ve çok açık bir şekilde “Belediye Başkanlarımızın verilemeyecek hiçbir hesabı yoktur” dedik, hala da bunu söylüyoruz.

Ancak bizim belediyelerimizde aradıklarını bulamayanlar, aradıkları gerekçeyi - Belediye Başkanlarını istifa ettirmek ya da görevden uzaklaştırmak için aradıkları gerekçeyi -  bulamayanlar gerekçe yaratma peşine düşmüştür. Beşiktaş Belediyesiyle ilgili geçen hafta açıkladığımız İçişleri Bakanlığı yazısı bir kumpasın suçüstü halidir. 1 Aralık tarihli yazıda İçişleri Bakanlığı İstanbul Valiliğine diyor ki, “Ben Beşiktaş Belediye Başkanını görevden uzaklaştıracağım ama gerekçe bulamıyorum. Adliyeye git gerekçe bul. Senin bana gönderdiğin yazı yeterli değil. Burada benim aradığım gerekçeler yok, onun için benim elimi güçlendirecek bahaneler yarat” diyor. Ondan sonra yeni bir müfettiş ordusu yığıyorlar Beşiktaş Belediyesine, yine bir şey bulamıyorlar, ama buna rağmen çıktıkları yolda devam ediyorlar.

Değerli arkadaşlar, bu bir hükümet kumpasıdır. Bu hükümet kumpasçı bir hükümettir. Bu hükümet seçilmiş Belediye Başkanlarına kumpas kurmaktadır. “Ben görevden uzaklaştıracağım elimde delil yok, adliyeden git delilleri, soruşturma dosyalarını bul, buluştur, araştır bana gönder” demenin tercümesi kumpastır, başka nasıl kumpas kuracaksın? Bu,  hükümet eliyle kumpastır. Beşiktaş Belediyesine hükümet eliyle kumpas kurulmuştur. Ataşehir Belediyesine hükümet eliyle kumpas kurulmuştur. Cumhuriyet Halk Partili Belediyelere hükümet eliyle kumpas kurulmaktadır. Bu kumpasçı hükümet, o beldede oy verip Belediye Başkanını seçen halkın iradesini gasp etmiştir. Bu bir milli irade gaspıdır. Biz bu milli irade gaspına karşı kararlı bir biçimde mücadeleye devam edeceğiz. Belediye Başkanlarına dönük bu haksız, adaletsiz, hukuksuz saldırıları cesaretle göğüsleyeceğiz. Daha önce de söyledik Belediye Başkanlarını size yem etmeyeceğiz. Varsa bir hesap,  gidersiniz yargıdan hesabını sorarsınız. Beşiktaş Belediye Başkanıyla ilgili bugüne kadar yürüttükleri soruşturmaların tamamında Beşiktaş Belediye Başkanının suçlu olduğunu gösteren ellerinde bir delil ve belge bulamamışlardır. Bazı meczupların şikayetleri üzerine yapılan soruşturmaların ciddi olmadığı anlaşılmış, müfettişler soruşturmaya gerek yoktur diye kararlar vermiş, Danıştay itiraz üzerine bu kararları da onaylamıştır, soruşturulacak hiçbir şey yoktur, ortada soruşturmayı gerektiren bir suç yoktur, bir husus yoktur diye. Buna rağmen gerekçe üreterek Beşiktaş Belediye Başkanı bugün görevden alınmıştır.

Değerli arkadaşlar, biz daha önce de söyledik bugün Beşiktaş’a yönelik muamele, Beşiktaş halkına yönelik bir muameledir. Hükümet ‘ben kararı verdim, sanığın idamına şahitlerin bilahare dinlenmesine’ demiştir. Yaptıkları uygulama budur, biz uzaklaştırma konusunda kararımızı verdik, siz delil bulun diye bürokrasiyi zorlayan, vicdanları kanatan bir uygulamadır. Bu uygulama mutlaka önümüzdeki süreçte boşa çıkacaktır. Herhangi bir biçimde bir tereddüdümüz yok.

Bu kampanyaya daha önce FETÖ döneminde yapılan uygulamalar gibi aynı yöntemlerle devam edilmiştir. Bunlar FETÖ usulü uygulamalardır. Bu hükümet FETÖ’yle iktidar bloğu oluşturup ortak yönetirken, ortak hükümet ederken hangi yöntemleri uygulamışlar ise şimdi aynı yöntemleri uyguluyorlar. O zaman da Belediye Başkanlarına iftira atarak haksız görevden uzaklaştırma kararları veriliyordu. O zaman da yandaş medyayla, havuz medyasıyla bunun propagandası yapılıyordu. Şimdi sistematik olarak havuz medyası kanalıyla önce yayınlar yapılıyor, iftiralar kamuoyuna paylaşılıyor, ondan sonra arkasından Belediye Başkanları haksız kararlarla görevden alınıyor. Bugün Beşiktaş Belediye Başkanı kendiyle ilgili iddiaları yaptığı basın toplantısında tek tek ayrıntılı olarak açıkladı. Buna rağmen İstanbul Büyükşehir Belediyesini kaybedeceğini anlayan hükümet, kumpas yoluyla İstanbul Büyükşehir Belediyesini kurtarma yolunu seçmektedir. Önümüzdeki yerel seçimde büyükşehirleri kaybedeceğini anlayan hükümet, Cumhuriyet Halk Partili Belediye Başkanlarına kumpas kurarak, onları çalışamaz hale getirip, karar veremez, hizmet üretemez hale getirip, ondan sonra önümüzdeki dönem yeniden Belediye Başkanlıklarını kazanacağının hesabını yapmaktadır. Ama bu hesap tutmayacaktır. Bu hesap başarılı olamayacaktır. Kumpasçıların iktidarı devam etmeyecek. Bu kumpasçı hükümet milletten önümüzdeki yerel seçimlerde de, önümüzdeki genel seçimlerde de hak ettiği şamarı yiyecektir. Biz yarından itibaren bununla ilgili Türkiye’de hem hukuk önünde, hem siyaset mecrasında mücadelemize devam edeceğiz. Yarın Sayın Genel Başkanımız İstanbul’a gidiyor, Beşiktaş’ı ziyaret edecek ve oradan bu konuda bu haksızlığı bütün Türkiye’ye ve dünyaya Genel Başkanın ağzından bir kere daha duyuracağız. Biz daha önce de söyledik yine söylemeye devam ediyoruz, Belediye Başkanlarımızın verilemeyecek hiçbir hesabı olmadığını biliyoruz ve Belediye Başkanlarımızı sizin kirli hesaplarınıza yem etmeyeceğiz.

Değerli arkadaşlar, teşekkür ediyoruz. Şimdi Yerel Yönetimlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcımız Sayın Seyit Torun’la beraber İstanbul’a gideceğiz. Yakından süreci takip edeceğiz. Önümüzdeki günlerde gelişmeleri tekrar sizinle paylaşacağız.

Teşekkür ederiz. 

CHPnet

SİTELERİ